Blog Arşivleri

Serik’te Deve Güreşleri Yapıldı

http://b1302.hizliresim.com/16/k/k6ujj.jpg

Serik ilçesinde yapılan ve elde edilen gelir Sarıabalı Köyü’nün içme suyu hattının yapılması için kullanılacak deve güreşleri renkli görüntülere sahne oldu.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nun yanındaki alanda düzenlenen ve elde edilen gelirin Sarıabalı köyünde içme suyu hattı inşası için kullanılacak deve güreşlerine 30 deve katıldı. Renkli görüntülere sahne olan güreşlerde, birbirleriyle mücadele eden develerin zaman zaman seyircilerin bulunduğu bölümlere doğru kaçması, kısa süreli paniklere yol açtı.

http://b1302.hizliresim.com/16/k/k6umu.jpg

Güreşler hakkında bilgi veren Sarıabalı köyü muhtarı Nail Sargın, güreşlerde 30 devenin mücadele ettiğini, elde edilen gelir ile köylerine içme suyu hattı yapılacağını bildirdi.

Deve güreşlerinin ata sporu olduğunu kaydeden Sargın, organizasyon sayesinde gençlerin de deve güreşlerini tanıma fırsatı bulduklarını anlattı. Sargın, güreşlere Antalya’nın bazı ilçeleri ile Aydın, Muğla ve İzmir’den de develerin katıldığını sözlerine ekledi.

http://b1302.hizliresim.com/16/k/k6ur5.jpg

Öte yandan güreşleri AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mevlüt Çavuşoğlu ve Menderes Türel, AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç ile AK Parti İl Başkanı Mustafa Köse, Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Serikli Prof. Dr. Ramazan Çalık, Antalya Polis Evi Müdürü Ramazan Etli’nin yanı sıra çok sayıda vatandaş izledi.

http://b1302.hizliresim.com/16/k/k6uuw.jpg

Aspendos Antik Tiyatrosu’nu gezmek için bölgeye gelen bazı turistler de güreşleri izledi. Özellikle Japon turistler deve güreşlerine oldukça ilgi gösterdi.

http://g1302.hizliresim.com/16/k/k6v28.jpg

Serik Esnafı Gelecekten Umutlu

 

Serik Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Bayar Savran, 9 aylık görev süresinde Serik Esnafından Tam Not Aldı. Başkan Savran, kooperatif plasmanını 13 Milyon Liradan 19 Milyon Liraya Çıkardı.

Göreve geldiğinden bu yana yaptığı başarılı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Başkan Bayar Savran, 9 aylık görev süresini değerlendirirken, kooperatif adına başarılı işlere imza attıklarını belirtti. Savran “Kooperatifimizin takip oranını %44′ten %23′e düştü. Risk Grubumuz 6′dan 3′e indi. Plasmanımız 13 Milyon Liradan, 18 Milyon 750 Bin Liraya yükseldi. Bunlar durup dururken olmadı. Kısa dönem süresinde bunları Serik Esnafı adına başarmak bizleri daha istekli çalışmaya itiyor.”

Karne Pekiyi

Müfettiş incelemelerinden alınlarının akıyla çıktıklarını belirten Savran, “Tüm defterlerimiz, evraklarımız, ne varsa titizlikle incelendi. İncelemelerin ardından teşekkür aldık ve bize böyle giderseniz Antalya’nın en başarılıları arasında ilk sırada yer alırsınız dendi. Bunlar güzel şeyler Esnafımıza her türlü desteği veriyoruz, şaibeli hiç bir işe geçit vermiyoruz. buna rağmen sadece muhalefet olmak için ortaya laf atmak bana ve ekibime değil, Serik Esnafına ve Halkına Haksızlık olur.” dedi.

Esnaf Ne İsterse Olur

Yaklaşık 1 yıldır görevde olduklarını söyleyen Başkan Bayar Savran, esnafla her fırsatta biraraya geldiklerini ve Esnafın sorunlarının yakın takipçisi olduklarını söyledi. Başkan Savran, Serik Esnafına yapılan haksızlıkların karşısına ilk kendilerinin çıktığını belirterek; “Örneğin ben buraya Müdür Tayin Etmedim. Tüm işleri ekip arkadaşlarımla birlikte yürütüyorum. 7 kişilik yönetim kurulumuzun aldığı toplam maaşı önceki dönemde bir Müdür tek başına alıyordu. Yazık Günah Değil mi? Ben Esnafın haklarını korumayacaksam burada ne işim var? Bu durumun hesabını ben değil hiç kimse veremez.” dedi.

Seçim çalışması yapmadığını da belirten Başkan Savran; “Ben görevimin başındayım. Seçim çalışması da yapmıyorum. Önümüzdeki günlerde yasal süreç ne derse o olur. Esnafın seçimi istemediğini de biliyorum. Daha bir yıl olmadı göreve geleli. 2900 faal üyemiz var. Çoğunluk ne derse demokrasinin gereğini yerine getiririz.” dedi.

MEHMET HABALI’YA MEKTUP

2012-12-12 18.43.37AHMET ÜNAL                                                  

MEHMET HABALI’YA MEKTUP

 

Ben çocuktum Sayın Mehmet Habalı belediye başkanı olduğunda şimdi bir üniversiteli gencim Serik bana ne kazandırdı belediyenin hizmetleri?Pek bişey göremedim.Eğitim hayatımı üniversiteye kadar Serik’te tamamladım bu zaten devletin hizmeti,okul dışı belediyenin kattığı 1 tek şey vardı;Serik Belediyespor da lisanslı futbolcuydum.Ne konferans gördüm konferansı bırak salonunu göremedim,modern spor tesisi göremedim.Başkanım ben kafe ortamlarında büyümedim kahvede büyüdüm eleştirilen hep neydi?Genel siyasi tarzınız hiç hizmet konuşulmaz mı konuşulmadı.Yol,su,elektrik hizmetini  yapıyorsunuz  malum 5393 sayılı Belediye kanunun da birçok daha  görevleriniz    yapılacak olan hizmetler belirtilmiş.Başkanım ben hiç haftasonu Serik’te sinema ya da tiyatroya gidemedim ulaşım ücretim merkeze hep bir sinema biletine denk geldi.Yani 2 film izleme şansım varken bir film izledim.Babam bunun için 1 saat daha fazla çalışması gerekti.Bunlar bana ne kattı dersen;büyükşehir  gördük köyden çıkıp şehir gördük.Başkanım;son istatistiklere göre 111.764 nüfusumuz var daha yeni kültür merkezine kavuşacağız.Başkanım 1984’te Atakent belediyesinde çalıştın 1994 ‘te İl genel meclis üyeliği yapmış bir bilgili kişisin.90’lı ve 2000’nin başlangıç yılları sosyal belediyecilik anlayışı şu şekilde;yol yapma ,su,kanalizasyon,çöp toplama gibi hizmetler mevcut şuan ki yapmış olduğun hizmetlerle farkı var mı? Serik’e yenilik helal olsun başkana kimsenin yapamadığı yaptı dedirttin mi?Suyu şuradan veya buradan getirmişsin ihale iptal olmuş bu halkı ilgilendirmez görevini tam yapmak için uğraşacaksınız halk bu yüzden size oy verdi.Her senenin sonunda hiç düşündünüz mü ‘’Ben serik’e ne kattım diye’’Bilgi evlerim var dediniz mi?Kaç adet sosyal-kültürel faaliyetler yaptık?Kaç yoksula yardım gitti?Sağlık hizmetim tam mı?Halkla oturup kaç kez Serik’i değerlendirdim’’diye düşündünüz mü?Başkanım;okumuş bilgili insansın rozetinizi çıkarıp hizmet etmeyi başarabildiniz mi?İlçe belediye başkanısınız belde belediye başkanlarıyla oturup ağabeylik yapıp arkadaşlar Serik’e neler katabiliriz hep birlikte diyebildiniz mi?Anca biz sizleri haftalık çıkan Serik gazetelerinde laf dalaşı yaparken gördük örnek  olamadınız bizlere.Ben hatırlıyorum daha yeni ekim 2012 ‘de bir haber okudu,Fethiye Belediye Başkanı’nı ziyaret etmişsiniz; ‘’Fethiye tam bir şehir olmuş’’demişsiniz ben utandım bu haberi okurken Serik şehir mi köy mü başkanım?Geçen Akçaalan Mahallesinde toplantıda ‘’hizmet için iktidar olmaya gerek yok’’ demişsiniz gayet haklısınız bu konuda.Peki siz hiç rozetinizi çıkardınız mı başkanım?Başbakan’a kafa tuttunuz siyaset yaptınız hizmet almak yerine ters düştünüz.Eğer siyaset yapmak istiyorsanız gelin sizi milletvekili yapalım.Birde çok dertliyim şu konuda;ilçemizin okuma yazma oranı hayli yükseldi her evde üniversiteli bir genç var hiç bu gençleri toplayıp onlarla görüşmediniz.Eğitimleriyle ilgilenmediniz,onlarla bilgi paylaşımında bulunmadınız.Gençliği temsil eden bir faaliyet yürütemediniz.Başkanım sadece koltukta oturmadınız tabii  ki yapmış olduğunuz hizmetler vardır sağolun derim.Ama ben bu hizmetleri geçen yaz döneminde sıkça duyduğumuz bir kararla bağlayayım.’’şike var ama sahaya yansımamış’’ yani ‘’hizmet var ama sahaya yansımamış hissedilir değil’’

Umarım yeni seçim döneminin ne kadar zor olduğunun farkındasınızdır.Ne kadar çok seçmene hitap edeceğinizin farkındasınızdır, bu sefer daha zorlu  başarılar dilerim.

Prof. Dr. Ramazan Çalık Serik’te Ziyaretlerine Devam Ediyor

Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Çalık Serik’te ziyaret ve incelemelerde bulundu.

Prof. Dr. Ramazan Çalık Yanköy, Zırlankaya Köylerini ve ardından geçtiğimiz haftalarda sel felaketi yaşayan Çandır Beldesine ziyaretler yaptı. Köylülerin, Esnafların Gençlerin sorunlarını dinleyen Prof. Dr. Ramazan Çalık, gerekli notlarını alıp, eksik olan hususlarla ilgili gerekli yerlerle iletişime gireceğini bildirdi. Bölgenin turizm ve tarıma dayalı ekonomik yapısına dikkat çekerek, özellikle dünyada açlıkla mücadelede tarımın öneminin gün geçtikçe daha da arttığını belirtti.

 

Ayrıca Zırlankaya Köyünde Köy Muhtarı Cengiz Yeşil’in Yeğenin düğününe katıldı. Davetliler arasında Etler Köyü Muhtarı ADİL ŞİMŞEK, Karıncalı Köyü Muhtarı ZAFER YILMAZ, Çanakçı Köyü Muhtarı SÜLEYMAN YAĞCI, Kuşlar Köyü Muhtarı ARİF KÜÇÜK, Burmahancı Köyü Muhtarı İBRAHİM KÖROĞLU, Tekke Köyü Muhtarı AHMET TOSUN, Nebiler Köyü Muhtarı ALİ KANTAV  yer aldığı kalabalık topluluk Prof. Dr. Ramazan Çalık’a büyük ilgi gösterdi.

 

Ardından Prof. Dr. Ramazan Çalık Geçtiğimiz haftalarda Sel Felaketi yaşayan Çandır Beldesi Sakinlerini ziyaret etti. Sel Felaketinin ardından yaşanan sorunları ile ilgili (yol-su-elektrik) vatandaşlardan bilgiler alarak, sorunların çözümü için elinden gelen bütün çabayı sarfedeceğini ifade etti, Prof. Dr. Ramazan Çalık, vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

BÜYÜKŞEHİR YASASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ -2

 

BÜYÜKŞEHİR YASASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ -2

 

Büyükşehir sınırlarının il sınırlarına genişletildiği kamuoyunda da Büyükşehir yasası olarak bilinen düzenleme üzerine 20 Ocak 2013 tarihinde http://serikhaber.wordpress.com/ internet sitesinde ilk değerlendirmelerimi yapmıştım.

 

İlk yazıda düzenlemeye dair genel düşüncelerimi belirtmiştim. Bu yazıda düzenlemenin özüne inmek suretiyle genelde yerel yönetimlere ve özelde de Antalya’ya olası yansımalarını konu edeceğim.

 

Büyükşehir yasasına göre, 29 il özel idaresi, 1591 belde ve 16 bin 82 köy kapanmaktadır. Antalya’da kapanacak belde sayısı ise 74’tür. Alanya’da 16, Serik’te 9 ve Manavgat’ta 9 belde belediyesi kapanacaktır. Serik’te kapanarak mahalleye dönüştürülen belediyeler şunlardır: Abdurrahmanlar, Belek, Belkıs, Boğazkent, Çandır, Gebiz, Kadriye, Karadayı, Yukarı Kocayatak.

 

Yasa bu haliyle yerel yönetimlerde yeni bir yapılanma getirmiştir. Buna göre Büyükşehir belediyesi sınırları il sınırlarına genişletilmektedir. Aslında bu uygulama Türkiye için yeni bir uygulama değildir. 2004 yılından itibaren ülkemizdeki büyükşehir belediyelerinin belediye sınırının ilin mülki sınırı olmasına dair uygulama İstanbul ve Kocaeli’nde görülmektedir. Ancak bu illerimizin nüfus yoğunluğu, yerleşim yerlerinin birleşmiş olması ve aralarında doğal coğrafi boşlukların olmaması gibi sebeplerle İstanbul ve Kocaeli uygulamaları tüm Türkiye için birer örnek değildir. Bu iki ilde dahi her vatandaşa eşit şekilde belediyecilik hizmetlerinin verilemediği ortada iken 150-200 kilometrelik mesafelerdeki ilçelere ve köylere Büyükşehir belediyesi hizmetinin gitmesinde zorluklar yaşanacaktır. Diğer bir ifadeyle, Kocaeli’nin Gebze ilçesi ile Antalya’nın Akseki ilçesini bir tutmak mümkün değildir.

 

Yasanın en dikkat çekici noktası köylerin mahalleye dönüştürülmesi ve artık bu bölgelerde uygulanacak vergilerdir. Yasa ile kapatılan 16 bin 82 köyün sakinleri artık Büyükşehir vatandaşı sayılarak onlar için yeni bir vergi sistemine dâhil olacaklardır. Buna göre köyü olmayan köylülerimizin karşılaşacakları yeni vergiler şunlardır: 1- Evi, tarlası, arsası, arazisi için Büyükşehir tarifesi üzerinden yüzde 100 artırımlı emlak vergisi; taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı; büyükşehir tarifesi üzerinden yüzde 25 artırımlı çevre vergisi; içme ve kullanma suyu parası; ilan ve reklam vergisi; eğlence vergisi; haberleşme vergisi; elektrik ve havagazı tüketim vergisi; yangın sigortası vergisi; işgal harcı; tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı; kaynak suları harcı; tellallık harcı; hayvan kesimi muayene ve denetim harcı; ölçü ve tartı aletleri muayene harcı, bina inşaat harcı; parselasyon harcı; ifraz ve tefrit harcı; plan ve proje tasdik harcı; zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcı; yapı kullanma izni harcı; işyeri açma izni harcı; muayene, ruhsat ve rapor harcı; sağlık belgesi harcı; yol harcamalarına katılım harcı kanalizasyon harcamalarına katılım payı; su tesisleri harcamalarına katılım payı. Görüldüğü gibi köyde ve beldede yaşayan vatandaşlarımız için 27 kalemde ek vergi gelmektedir.

 

Belde ve köylerdeki esnaf ve sanatkârların vergi yükümlülükleri de artacaktır. Buna göre;

 

1- Basit usulde vergilendire yerine gerçek usulde vergilendirmeye geçilecek,

2- Her 3 ayda KDV ödenecek,

3- Üç ayda bir gelir vergisi ödenecek,

4- Üç ayda bir gelir vergisi stopaj beyannamesi verilecek,

5- Her beyanname için damga vergisi ödenecek,

6- Yazar kasa alınacak,

7- Defter tutulacak,

8- mali müşavir veya muhasebeci ile çalışma ücreti ödenecektir.

 

Neticede ortaya çıkan tablo Büyükşehir yasasının aynı zamanda kamu yönetimi için bir gelir kaynağı olarak değerlendirildiğidir. Yasa ile vatandaşlarımızın sırtına binen mali yükler artmaktadır.

 

Antalya’yı ve Serik’i de yakından ilgilendiren bir diğer husus tarım arazilerinden vergi alınmasıdır. Yasanın meclise gönderilen ilk halinde köylerinde çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımız tarım arazisi için emlak vergisi ödemesi hüküm altına alınmak istemiştir. TBMM’deki görüşmeler esnasında bir değişiklik önergesi ile bu vergi için 5 yıllık muafiyet getirilmiştir. Ancak uygulama 5 yıl sonra bile olsa devreye girdiğinde çiftçilerimiz için yeni ve ağır bir vergi yükü daha devreye girmiş olacaktır. Büyükşehir yasası kapsamında değerlendirilmeyen, örneğin Burdur’un Yeşilova ilçesinin Bayındır köyündeki vatandaşlarımızın ödemediği tarım arazisi için emlak vergisini sadece 2 saat mesafedeki Serik’in Çanakçı köyündeki vatandaşlarımız ödeyecektir.

 

 

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın karşılaşacağı bir diğer problem de su parasıdır. Buna göre, örneğin Serik’in Kuşlar köyünde ineğine su veren Hatice Teyze bu suyun parasını artık ödemek zorunda kalacaktır.

 

Büyükşehir yasası, vatandaşa en yakın idari birimden hizmet götürülmesi ilkesi ile de çelişirken bu hizmetlerin gerçekleştirilmesi noktasında da büyük problemler yaşanabilecektir. Yasa ile ilçe belediyelerin de yetkileri kısıtlanmaktadır. Bu belediyelerin yetkileri; mezarlık tesis etmek ve işletmek, yolcu ve yük terminali yapmak ve işletmek, ilçe içinde toplu taşıma yapmak, merkezi ısıtma sistemini kurmak ve işletmek, mezbaha yapmak ve işletmek ile sınırlı bırakılmaktadır. Görüldüğü gibi altyapı hizmetleri, yol hizmetleri gibi vatandaşların günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen çalışmalar büyükşehir belediyesine bırakılmaktadır. Coğrafi bağlamda yaklaşık 21 bin km2’lik alanı ile Türkiye’nin 5 inci büyük ili olan Antalya’da Büyükşehir belediyesinin bu çalışmaları tam anlamıyla yerine getirmesi zordur. Diğer bir ifadeyle büyükşehir belediyesinin görev alanı 650 kilometrelik bir alana genişlemektedir. Örneğin, İbradı’da, Kaş’ta, Elmalı’da, Gazipaşa’da bütün bu hizmetlerde çok büyük aksamalar olabilecektir.

 

            Son olarak Manavgat’ın Side Beldesinin (eski beldesinin) belediye başkanı Abdülkadir UÇAR’ın şu değerlendirmeleri büyükşehir yasasının Antalya’daki etkilerini özetler niteliktedir:

 

“Dünyada marka olmuş, arkeolojik doğal zenginlikleriyle turizm alanında en önde kentlerden birinin bu kanun çalışmasıyla sonucunun nereye gideceği belli olmayan bir şekilde kapatılmasının ülkemize hiçbir katkısı olmayacaktır. Side belediyesinin dışındaki tüm bölge Side diye turizmde yatak satıyor. Marka kentler deniliyor ama diğer taraftan marka olan bir kentin boğazı kesiliyor. Resmen boğazlanıyor. Kendisine yetemeyen beldelerin lağvedilmesinin yanı sıra burada kendisine yeten beldelerin de kapatılması, partili olduğum için de vatandaşların sorularına karşılık bulamıyorum. İkinci sakıncası, bundan sonra belediyeler büyükşehire bağlı olacak ve kısıtlı hizmetler gören yerler olacak. Gazipaşa’ya kadar Antalya’dan yönetim mevcut dahiliyle halkla bütünleşik olmaları, her türlü derdine ortak olmalı, böylece yerel yönetim sekteye uğrayacak. Hâlâ bu yanlıştan dönüleceğini umut ediyorum.”

 

            Netice itibariyle, büyükşehir yasasının Antalya için hayırlı bir düzenleme olmadığını düşünüyorum. Yasa ile idari, ekonomik ve kültürel sorunlar ortaya çıkabilecektir. Yasa ile öngörülen yönetim mekanizmaları ile çözüm bulunması güçtür. Yapılması gereken Antalya’nın bütün ilçeleri ve beldelerinin belediye başkanları bir araya gelerek vatandaştan aldıkları yetki ve görevin sorumluluğu ile onlara yapılacak hizmetlerde aksama olmaması için kısa vadeli sonuçlar ortaya çıkaracak projeler geliştirilmelidirler.

Yazar: Satır arası https://twitter.com/SatirArasi_

Profesör Doktor Ramazan Çalık, Abdurrahmanlar, Gebiz ve çevre köylerdeki vatandaşlarla buluştu

http://e1301.hizliresim.com/15/n/j4xf9.jpg

Uşak Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Serikli Profesör Doktor Ramazan Çalık, Abdurrahmanlar, Gebiz ve çevre köylerdeki esnaf ve vatandaşları ziyaret etti. Burada esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Profesör Doktor Ramazan Çalık, bugüne kadar gerçekleştirdiği görevleri ve gerçekleştirdiği projeleri vatandaşlara anlattı. Çalık, halkın problemlerini ve taleplerini dinledi.

http://d1301.hizliresim.com/15/n/j4x3x.jpg

Prof. Dr. Ramazan Çalık Serik İlçesi ve Beldelerini sık sık ziyaret ederek sorunları yerinde dinleyeceklerini söyledi. Çalık, “Biz Serik’i bir uçtan bir uca geziyoruz. Biz vatandaşımız için buradayız, halkımızı dinlemek için geldik, sorunları görmek için geldik. Serik’in Merkez İlçe olmasından sonra Tüm Beldelerimiz bir çatı altından hizmet alacak. Vatandaşla birlikte sorunlarınızı halk toplantılarında dinleyecek, yerinde çözüm üreteceğiz” diye konuştu.

http://d1301.hizliresim.com/15/n/j4x1g.jpg

Prof. Dr. Çalık, daha sonra esnafı gezdi. Kadınlar, gençler, emeklilerden çiftçi kesimine kadar yüzlerce kişiyle kucaklaştı, onları dinledi. Çalık, vatandaşlara yeni Büyükşehir Belediye Yasası nedeniyle yetki ve sorumluluğun arttığını belirterek, “Biz, sizin için buradayız, Belek Beldesi ne kadar önemliyse Gebiz’in Demirciler köyünde yaşayanlar da bizim için o kadar önemli. Yeni yasada tüm ilçelerden köylere kadar sorumlu olacağız.

Prof. Dr. Çalık, “Köylere yaptığımız ziyaretlerin son derece verimli ve gerekli olduğunu yapılan çalışmalarla birlikte çok daha iyi görebiliyoruz. Bizim bu gezimiz seçim amaçlı değil. Ama vatandaşımızın siyasete ve siyasetçiye bakış açısını görmek açısından gerekli bir çalışma. Biz bu tip ziyaretleri sürekli yapıyoruz” şeklinde beyanat verdi.

http://d1301.hizliresim.com/15/n/j4x2r.jpg

 Gezi boyunca Praf. Dr. Çalık’a Köy Muhtarları, Vatandaşlar ve Esnaflar eşlik ederek gelip kendilerini dinlediği için Çalık’a teşekkür ederek, ziyaretten memnuniyet duyduklarını sık sık dile getirdiler.

http://d1301.hizliresim.com/15/n/j4x0b.jpg

Serik Ülkü Ocakları Başkanı Kürşat Karakoyun görevinden istifa etti.

Ülkü Ocakları Başkanı Karakoyun görevinden istifa etti.

Serik Ülkü Ocakları Başkanı Kürşat Karakoyun koltuk sevdalısı siyasiler ile bürokratlara mesaj niteliğinde örnek davranış sergiledi ve söz verdiği zamanda görevini bıraktı. Karakoyun, “Görevi teslim alırken bir yıl demiştim ve sözümü yerine getirdim. Görev alacak arkadaşımıza da başarılar diliyorum” dedi.
Kürşat Karakoyun geçtiğimiz Salı günü akşam saatlerinde işlerinin yoğunluğu ve yeni projelerinden dolayı 2011 yılının Kasım ayında atandığı Serik Ülkü Ocakları Başkanlığı görevinden ayrıldığını açıkladı. Ülkü Ocakları Antalya İl Başkanlığı ve Genel Merkezi ile yapılan görüşmelerin ardından görevini yeni bir arkadaşına teslim edeceklerini ifade eden Karakoyun’un örnek davranışı koltuk sevdalısı siyasiler ile bürokratlara mesaj niteliğinde oldu.
Bir yıl süre sonra görevi bırakacağı sözünü hatırlatan Karakoyun, “İl Başkanımız Serkan Uysal, İl Ocak Yöneticileri ve kalabalık Ülküdaşlarımın katılımıyla yapılan törende görevi teslim alırken bir yıl demiştim. Sözümü yerine getirdim. Bundan sonra da yine siyasetten uzak kalmayacağım. Ülkü, Devlet, Millet, Bayrak, Vatan davamıza hizmet etmeye devam edeceğim. Görev alacak arkadaşımıza her zaman destek olacağımızın da bilinmesini istiyorum başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
Çalışmalarını anlatan Karakoyun, “Bu süreçte konserler yaptık. Halkımıza sosyal anlamda güzellikler yaşattık. Halkımızı ağaçlandırma yapmaya teşvik için fidan dağıttık. Akdeniz Üniversitesi Serik Meslek Yüksek Okulu’ndaki arkadaşlarımızla okulumuzun eğitim seviyesinin yükseltmek için çabaladık. Terör ve benzeri konulara duyarsız kalmadık gerekli faaliyet ve açıklamalar yaptık. Kimin başı sıkışsa canla başla koştuk yapabileceğimiz ne varsa yaptık. Her zaman halkımızla iç içe olduk” diye konuştu.
Serik Ülkü Ocakları’nın başarılı bir yükseliş sergilediğini ve bayrağı daha yükseklere taşıdıklarını belirten Karakoyun, “Büyüklerimiz Aslan yatağından Bozkurt Ocağından belli olur derler. Biz de Ocağımızı yeni bir binaya taşıdık, tertipli ve düzenli bir hale getirdik. Bir çok Serikli ve dostlarımızın desteğiyle maddi olanaklarımızı sağladık. Küçük de olsa birtakım iktisadi işletmeler ile gelir kaynağı yarattık. Yönetimimiz ile bayrağı yükseklere taşıdığımıza inanıyorum” dedi.
Bir takım karalama çabalarına maruz kaldıklarını ancak kimsenin başaramadığına işaret eden Karakoyun, “Bu arada bir takım söylentiler ve karalamalara maruz kaldık. Gülüp geçtik ve mücadele ettik. Bu mukaddes görevi bana layık gören ve bana tevdi eden dava büyüklerimizin boynunu eğdirmedim. Bu bayrağı hep birlikte onurumuzla yükseklere taşıdık. Taşımaya devam edeceğiz. Şimdi yeni projelerim ve işlerim ile ilgili büyük sorumluluklar aldım. Bu güne kadar destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.

BELEK 2012’DE NEDEN 80 BİN GECELEME KAYBETTİ?

Cornelia yönetimi önerdi: Belek her şey dahili bırakmak için pilot bölge olsun

Cornelia De Luxe Resort ve Cornelia Diamond Golf Resort&Spa Otelleri ile Antalya turizminin en önemli turizm tesisleri arasında yer alan Cornelia Otels Grubu, 2012 sezonunu İstanbul’da düzenlediği bir toplantısı ile değerlendirdi. Toplantıda Cornelia De Luxe Resort Otel Genel Müdürü Hakan Duran Belek’in her şey dahil sisteminden çıkmak için pilot bölge olabileceğini söyledi.


Turizm Güncel

Cornelia De Luxe Resort Otel Genel Müdürü Hakan Duran ve Cornelia Diamond Golf Resort&Spa Otel Genel Müdürü Zafer Alkaya’nın katıldığı toplantıda Alkaya, şu bilgileri verdi:
“Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 3 milyon 929 bin ile Almanya ilk sırada yer alırken, Almanya’yı 3 milyon 270 bin ziyaretçi ile Rusya takip etti. İngiltere listede 2 milyon 80 bin turist ile üçüncü sırada yer aldı. İngiltere pazarında %5,91 düşüş yaşanırken Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da durum ülkelere ve konjonktüre göre değişiklik gösterdi. Bu dağılım Cornelia Otellerinin de bulunduğu Belek bölgesinde daha fazla öne çıktı. Belek bölgesinde 2012 yılında 231 bin 892 Alman, 313 bin 891 Rusya vatandaşını ağırladık. Belek bölgesinde 2012’de misafir ettiğimiz milletler İrlanda ve A.B.D.’den %19, Azerbaycan %20, Hırvatistan %68, İspanya %144, Japonya %34, Letonya %18, Moldovya %31, Norveç %72, Özbekistan %22, Slovenya %21, Türkmenistan %17 artış gösterdi. Buna mukabil, Avustralya %33, Avusturya %31, Finlandiya %28, İran %33, İtalya %33, İzlanda %28, Kuzey Kıbrıs %22, Kanada %20, Kırgızistan %18, Polonya %34, Slovenya %27, Suriye %75, Yunanistan %26 düşüş gösterdi. “
ALKAYA: ‘RUS PAZARI KIRILGAN, RUS TURİST SADIK DEĞİL’
Antalya’ya 2012 yılının ilk 10 aylık döneminde 9 milyon 903 bin misafir ağırladığını ifade eden Zafer Alkaya; “2011 çok iyi geçmişti ancak 2012 beklenen gibi geçmedi. Özellikle yılın ilk aylarında büyük sıkıntı yaşadık. Beklentimiz çok parlaktı, yaşayamadık. Bunun ilk sebebi Avrupa’da gittikçe derinleşen krizin turistin tatil alışkanlıklarını değiştirmesi. Artık tatile daha az çıkıyorlar ya da hiç çıkmıyorlar. İkinci sebep başta İspanya olmak üzere rakiplerimizin fiyat indirmeleri. Bir başka neden de rakiplerin Rusya pazarına odaklanması. Rus pazarına cazip tekliflerle gittiler ve Rus turist bir ölçüde bu ülkelere kaydı. 2012’den çıkarılacak en önemli ders Rus pazarının ne kadar kırılgan olduğudur. Rus turist Avrupalı turist gibi sadık değil. Her sene tatil alışkanlıklarını değiştirebilirler. Antalya’daki turizm camiası bunu bu sene çok net gördü. Rusya pazarına daha iyi odaklanmalıyız. Daha iyi pazarlama yapmalıyız. Rus turist kesin gelir diye bir şey yok. Onlara önemli olduklarını hissettirmeliyiz” şeklinde konuştu.
‘HER ŞEY DAHİL İLELEBET SÜRECEK Mİ?’
Alkaya sözlerine şöyle devam etti:
“Cornelia 2012 yılını yara almadan kapatan ender markalardan biri oldu. Biz ne olursa olsun pazarlama faaliyetlerinden vazgeçmiyoruz. 2012’de çalıştığımız ülke sayısını 31’den 37’ye çıkardık. Pazarlama çalışması yaptığımız ülkeleri ise 49’dan 54’e çıkardık. 2013 yılı için beklentilerimiz yüksek ancak kolay bir yıl olmayacak. Tanıtım ve pazarlamaya daha fazla önem vermeliyiz. Kırılgan pazarlara iyi odaklanmalıyız. Cornelia olarak asla hizmet kalitemizden vazgeçmiyoruz. Bizim başarımızın sırrı budur. Yüzde 40 civarında bir erken rezervasyon seviyesi yakaladık. Tabi önemli olan tüm ülkenin başarılı olması. Cornelia olarak camiamızdan beklentimiz hizmet kalitesinden asla vazgeçmemektedir. Biz her şey dahilin uzmanıyız, en iyisiyiz. Ancak şapkamızı önümüze alıp düşünmeliyiz; bu sistem gerçekten ilelebet uygulanması gereken bir sistem mi? Bizce hayır. Evet, kurulu bir sistem ancak sancılarımız var. Boşa kürek çekiyoruz. Mesela turist başına geliri artıramıyoruz. 211 verilerine göre ABD’de turist başına gelir 1750 dolar, Almanya’da 1300 dolar, İspanya’da 1000 dolar, Türkiye’de ise 700 doları yakalama çabası var. Bu nedenler otellerin dışındaki kaliteyi de artırmalıyız. Otellerimiz görkemli ancak çevre 5 yıldızlı değil. Çünkü her şey dahil nedeniyle çevreye, beldelere yatırım yapılamıyor. Çünkü yatırımcı yatırımının karşılığını alamayacağını düşünüyor. Bu durum gelişmeyince turizmimizi geliştiremiyoruz. Her şey dahil kemikleşmiş değiştirmek zor ancak belli master planlarla bu sistemden artık çıkmalıyız. Hedef kaliteli turizm ise, turizmde bütünlük isteniyorsa bu sistemin alternatiflerinin konuşulma zamanı gelmiştir.”
‘HER ŞEY DAHİL HEM AVANTAJ HEM DEZAVANTAJ OLDU’
Türkiye’nin turizm başarısının önünde üç önemli engel olduğunu belirten Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, “ Türkiye’nın para harcayan turiste ihtiyacı var. 2011-12 yılları arasında ortalama harcama %3-6 arasında azaldı. Antalya’nın turist sayısını arttırmak kadar turizm gelirini, turistin harcama miktarını da arttırması gerekiyor. Antalya’ya direkt uçuşların olmaması bölgeyi olumsuz etkiliyor. Özellikle, ortalama günlük 900 dolar harcama yapan golf turistinin, bölgeye olan ilgisini arttırmak için Antalya’ya direkt seferler konulması gerekiyor. Golf turisti, özellikle Belek’in golf sahalarını çok beğeniyor ama ulaşımdaki zorluklar olumsuz etki yaratıyor. Yine, Mısır, İspanya ve Yunanistan gibi önemli rakiplerimiz de 2012 yılında toparlandılar, rekabette yerlerini aldılar. Özellikle Mısır ve İspanya’daki devlet destekleri bizi zorlayacak. Biz hala yılda 10 milyon pax hareketliliği olan İngiltere golf pazarından turist çekmek için ülkemize uçak dahi kaldıramıyoruz. TUI ve Thomas Cook’tan başka doğru dürüst uçak kaldıran yok. Biz de tur operatörleri havayolu şirketleriyle konuşuyor ve uçak koydurmaya çalışıyoruz. Turist Türkiye’yi sadece her şey dahil için tercih ediyor. Herkes kendine göre her şey dahili uyguluyor. Artık sayı önemli değil, biz kalite istiyoruz. Sayın Bakan Ertuğrul Günay da bunu söylüyor. Nicelikten bıktık, Antalya’da yer gök tesis oldu. Bu paralelde her şey dahili terk etmek gerekiyor. Türkiye’de kalite için bunları artık konuşmamız lazım.”
‘ANTALYA’DA OPERA 10 TL, OPERAYA GİTMEK 150 TL’
Cornelia De Luxe Resort Otel Genel Müdürü Hakan Duran ise her şey dahil sistemi ile ilgili şunları söyledi:
“Biz bunu Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği olarak konuyu Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ile de konuştuk. Yani artık bunlar konuşulmaya başlandı. Belek her şey dahili terk için pilot bölge olabilir. Çünkü Belek’e bir eğlence merkezi yapılıyor. Turist burada ciddi oranda vakit geçirebilir. Bu tesis devreye girdikten sonra bize gelen misafir belki de bizden yarım pansiyon fiyatları istemeye başlayabilir. Tur operatörü de bunu isteyebilir. Şu anda Belek’ten Antalya’ya gitmek bile çok büyük zorluk. Otel dışında hiçbir şey yok. Antalya Valiliği şehir merkezini canlandırmak için tanıtım çalışmaları yapıyor. Biz de katkı veriyoruz ancak bu konularda sıkıntı var. Örneğin; bize gelen golf turisti ciddi bir opera – bale takipçisidir. Antalya’da bu anlamda ciddi etkinlik var ancak opera bileti 10 TL, Belek’ten şehir merkezine taksi 150 TL. Böyle bir şey olabilir mi? Bizim öncelikle altyapıyı düzeltmemiz lazım ki her şey dahilden vazgeçebilelim.”

BELEK 2012’DE NEDEN 80 BİN GECELEME KAYBETTİ?
Zafer Alkaya Belek Bölgesi’nin yönetimsel hatalar yüzünden 2012’de yaklaşık 80 bin golf turisti gecelemesi kaybettiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Biz golf sahası işletmecileri olarak hatalar yaptık. Misafir kabul etme sürelerini Belek’te kısa tuttuk. Bu hataydı ve bize 2012’de en az 50 bin oyun kaybettirdi. Nisan sonuna dek şu anda bütün sahalarımız dolu. Uçak seferleri dışında yeni golf sahaları, kongre merkezleri, spor sahaları gibi yatırımlara da ihtiyaç var. Tesislerimizi 12 ay açık tutmanın yolu bu. Her yıl Antalya’ya 20 – 25 bin yatak ekleniyor. Turistin artmadığı yerde bu arz başka sıkıntılara yol açıyor. Kış turizmini geliştirmeliyiz. Bu şekilde kalifiye elemanı da elimizde tutabiliriz.”
“Geçen sene Belek’te 500 bin oyun oynandı. 2012’de 457 bin civarında oyun oynandı. Bu da yaklaşık 70 – 80 bin geceleme kaybı demek. Bu gecelemeleri özellikle 2012’nin ilk dört ayında kaybettik.  Avrupa’da golf sahaları fiyatları da ciddi bir şekilde indirimde. Bu da etkili oldu. Belek bölgesinin yönetimsel hataları da var. Bunların hepsini düzelteceğiz. Hizmet ve doğada çok öndeyiz. Avrupa’da sahalar 70 – 80 € civarında. Bizim de 100 – 120 € civarında. Ancak bizim yemesi içmesi, transferi de bu fiyata dahil. Belek’te kompakt bir yapı var. Avrupa’da saha ile otel arasında yarım saatlik yol olur. Paket bazında baktığınızda biz hala vazgeçilmeziz“ dedi.
‘AVRUPA RUSYA PAZARINDA TÜRKİYE’DEN LİDERLİĞİ ALDI’
Cornelia De Luxe Resort Otel’in 2012 pazar payı hakkında bilgi veren Genel Müdür Hakan Duran “Şu anda Rusya pazarının yüzde 28’i Avrupa’nın elinde, biz ise yüzde 17’lik paya sahibiz. Eskiden biz öndeydik. Şimdi ikinci sıraya düştük. Avrupa’daki kriz net. Avrupa’da iş seyahatleri yüzde 11 azalırken tatil azalmıyor. Avrupalı ne olursa olsun ben tatilimi yaparım diyor. Her şey dahile hepimiz kızıyoruz ancak faydasını da görüyoruz. Misafir daha evinden çıkmadan harcayacağı parayı hesaplamış oluyor. Turnover’ımız yüzde 3 civarında. Bu da bize istikrar ve kaliteli hizmet fırsatı sunuyor. Misafir memnuniyetimiz yüzde 95’in üzerinde. Cornelia De Luxe Resort Otel olarak 2012’de Avrupa’dan %45, BDT Pazarından % 21 misafir ağırladık. Golf misafirimiz %19, İç Pazar %10, MICE %3,  Spor ise %2 olarak gerçekleşti. Buna mukabil, 2013’de şimdiden bir önceki yıla göre %40 ön rezervasyon garantiledik“ dedi.
Cornelia Diamond Golf Resort Spa’nın 2012 pazar payı hakkında bilgi veren Genel Müdür Zafer Alkaya ise, “2012’de golf, futbol başta olmak üzere spor turizmine ağırlık verdik. Avrupa’dan %37, BDT ülkelerinden %17, iç pazardan %10 misafir ağırladık. Golf, %24, MICE %10, spor turizmi %2 olarak gerçekleşti. 2013 yılı için Cornelia Grubu olarak %40 ön rezervasyon aldık. Önümüzdeki sezonda özellikle golf ve spor turizminde Cornelia otellerinin çok daha iddialı olacağını söyleyebiliriz” dedi.

Expo 2016 Antalya Hepimizin

     DSCF2098

AHMET ÜNAL

1980’ne kadar Antalya bir tarım kenti idi.Sonrasında hükümet politikaları ve STK’ların izlemiş olduğu yol Antalya’yı bir turizm başkenti haline getirdi.Başkent haline gelmesiyle turizm çeşitlendirilmesi üzerine yoğunlaşıldı.Fuarlarla,konferans,çalıştaylar ile turizm çeşitlendi.Günümüze gelindiğinde Expo ortaya atılarak,sessiz sedasız kamu ve hükümet,stklar,yerel yönetimlerle birlikte Antalya’ya muhteşem fırsat yaratarak Dünya Botanik Expo’sunu  “Expo 2016 Antalya” adıyla ve “Çiçek ve Çocuk” temasıyla Antalya’ya kazandırlar.Antalya için bu önemli fırsatı esnafıyla,sanayicisiyle,öğrencisiyle,çiftçisiyle tüm halk el ele verip bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor.Bu organizasyon 6 ay sürecek fakat bu işin öncesi ve sonrası da var.Temasının ‘’çiçek ve çocuk’’olması nedeniyle  tarıma yetişen bitki türlerine çok önem veriliyor.Yarınlarımız olan çocuklar ise sağlıkları ve yaşam alanlarının daha konforlu olması için dikkat çekiliyor.Şunu belirtmeliyim ki Antalya ne kadar Turizmin başkenti ise de o kadar da bir tarım kentidir.Bu expoyla yapılacak yatırımlar projeler  Tarımsal bir planlama ile sulama sistemlerinin geliştirilmesiyle expo ve çevresiyle Antalya’yı modern tarım kentine dönüştürecek ve Dünya’ya tanıtacak.OECD raporlarına göre;10 yılda gıda fiyatlarının %15 civarında artacağı öngörülüyor.Expo ile Antalya’daki tarım arazileri iyi planlandığı takdirde hem nicelikExpo 2016 Logo hem nitelik bakımından daha fazla verim alınabilir.Böylece ülkemiz daha çok ürün çiftçimiz de daha çok kazanç elde eder.Expo sadece tarım’la bitki çeşitliliğiyle kalmayıp ekonomik getirileri muhteşem rakamlara ulaşacak.Expo süresince yapılacak yatırımlar,yeni istihdamlar,yerel yönetimlerin alt yapı, ulaşım(tramvay projesi),peyzaj ve bir çok düzenlemeleriyle kentin ve ilçelerin refahını artırırken hem de ekonomik gücünü artırarak Gayri Safi Milli Hasıla’daki payını büyüterek ülke refah düzeyini önemli ölçüde yükseltecektir.Expo’ya gelen Yerli ve Yabancı turistler  kenti ve ilçeleri tanıma fırsatı bulup yatırım fırsatlarını daha yakından tanıyıp yatırımlarını yapacaktır.Kısa bilgi verecek olursak; Her yıl 10 milyon yabancı 6 milyon ise yerli turistin ziyaret ettiği Antalya’ya Botanik Expo sayesinde 8 milyon turist bekleniyor.Her bir turist 500-700 Euro’luk paket turlar ile  geleceği varsayılırsa rakam yaklaşık 1 milyar Euro olacak.Expo ile simitçi dahi etkilenecek.Expo ile 6 aylık süreçte 20 bin sosyal-kültürel aktivite yapılacağı için.Kültürümüzü gelenek ve göreneklerimizi tanıtma fırsatı ve kültürel arası etkileşime de önemli katkı sağlayacak.Bizde Antalya’nın her tarafına yayılmış olan tarihi yapıtları görmeye  gelen turistleri hoşgörü ve sevgiyle karşılayarak insan sevgisini aşılayacağız.

Antalya 2016 Expo’ya uyum şeklinde hazırlanarak sadece aksu ve çevresinde kalmayıp tüm ilçelere Expo’nun önemini anlatacak ortamlar yaratarak 2016 Expo’ya hazırlanmalıyız.Serik halkınında bu konuya önem ve dikkat çekerek bu konuda stk’lar ve yerel yönetimler akademisyenlerle ilgili bir bilgilendirme ortamı serikte yaratılması gerekir.

 

Yusuf Mecek; ‘Ak Parti ile yola devam’

Belek’in Ak Partili Belediye Başkanı Yusuf Mecek, başka bir partiden Serik Belediye Başkanı olacağına ilişkin haberleri dedikodu olarak niteledi, “Bir neferi olmaktan onur duyduğum Ak Parti’nin çatısı altında siyaset yürütme noktasında hiçbir problemim yoktur ve olmamıştır” dedi.

Mecek, Ak Parti Serik İlçe Başkanı Ragıp Okudan ile ilçe merkezinde görüştü. Okudan ve Mecek birer açıklama yaptı. Okudan, Mecek’in iki dönemdir Ak Parti’den belediye başkanı olduğunu belirterek şöyle dedi:
“Sayın başkan Mecek ile bugün kadar olan çalışmamızdan memnunuz ve bundan sonrası için de birlikte çalışmamız konusunda Ak Parti olarak bir problem yok. Başkanımız Belek’te çok iyi çalışmalar yapmış ve kendisini ispat etmiştir.”
Mecek’te görüşme sonrası şu açıklamayı yaptı:
“Bazı basın yayın organlarında, şahsımla ilgili ‘başka partiden Serik Belediye Başkanlığı için aday gösterileceğime’ ilişkin dedikodular dolaşmaktadır. Benim niyetim ise mevcut partimden yine belediye başkanı olarak görev yapmaktır. Onun için dedikodudan ve söylentiden öteye gitmeyen bu haber ve yazıları kaleme alanlar, aldıranlar bilmelidir ki; bir neferi olmaktan onur duyduğum Ak Parti’nin çatısı altında siyaset yürütme noktasında hiçbir problemim yoktur ve olmamıştır. Parti yöneticilerimizin de benimle aynı duyguları taşıdığını biliyorum. Yeni Büyükşehir Yasası’ndan sonra, bana başka partilerde koltuk beğenenlere hatırlatmak isterim ki; Siyaset uzun soluklu bir iştir. Partimin vereceği her türlü göreve, dün olduğu gibi bugün de hazırım. Partim ve halkımızdan aldığım güçle, birlikte aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Benim, partimle, halkımızla dün kolkola, ‘Beraber yürüdüğümüz bu yollarda’ yarın da beraber yürüyeceğimize inancım tamdır. Bu dedikodular gösteriyor ki; hakikaten meyve veren ağaç taşlanıyormuş. Halka hizmet yapmayı görev edinmiş bir partinin belediye başkanı olarak siyasette dik durmayı ilke edinmişimdir. O nedenle bu dedikodu rüzgarları, kaya parçasından bir kum tanesi kadar parça bile söküp alamaz.”
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.